Aile sağlığı biriminde açlık kan şekeri ve HbA1c sonuçlarına göre prediyabet prevalansının değerlendirilmesi: Kesitsel bir çalışma
Amaç: Diabetes mellitus, tüm dünyada morbidite ve mortaliteyi artıran önemli bir kronik hastalık olup, bu hastalığı önleyebilmek için prediyabet döneminin erken tanınması ve etkin şekilde yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, bir aile sağlığı birimine başvuran bireylerde açlık kan şekeri (AKŞ) ve HbA1c düzeyleri kullanılarak prediyabet prevalansının belirlenmesi ve elde edilen verilerin literatürle karşılaştırılarak birinci basamak sağlık hizmetlerinde prediyabet tarama uygulamalarının etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem: Retrospektif kesitsel nitelikteki bu çalışmaya, Ağustos 2022–Ağustos 2023 tarihleri arasında İzmir Karabağlar 13 No’lu Aile Sağlığı Birimine başvuran ≥18 yaş bireyler dahil edildi. Prediyabet, Amerikan Diyabet Derneği 2024 kriterlerine göre HbA1c’nin %5,7–6,4 aralığında olması; Bozulmuş Açlık Glukozu ise AKŞ’nin 100–125 mg/dL aralığında bulunması şeklinde tanımlanmıştır. Çalışmamız için AKŞ ve HbA1c verileri hasta kayıtlarından elde edildi. Daha önce diyabet tanısı almış olanlar ve gebeler çalışma dışında bırakıldı. Elde edilen veriler SPSS 25.0 programı ile analiz edildi.
Bulgular: Çalışmamızda prediyabet prevalansı %15,85, bozulmuş açlık glikozu prevalansı ise %9,21 (n=186) olarak belirlenmiştir. Kadınlardaki prediyabet prevalansı %21,46; erkeklerde ise %11,09 olarak belirlenmiştir. Çalışmaya dahil edilen bireylerin ortalama yaşı 52,82±12,10 yıl; ortalama HbA1c 5,93±2,89; ortalama açlık kan şekeri ise 100,02±11,32 mg/dL olarak belirlenmiştir. Prediyabet tanısı alan hastaların %89,3’ünden HbA1c, tümünden ise açlık kan şekeri bakılmış olup prediyabet tanısı alan hastaların %58,15’inde bozulmuş açlık glikozu tanısı da olduğu belirlenmiştir.
Sonuç: Çalışmamızda prediyabet prevalansı, ulusal verilere göre daha düşük bulunmuştur. Bu farklılık, birinci basamakta Oral Glukoz Tolerans Testi (OGTT) uygulanmaması nedeniyle bazı olguların tanı dışında kalmasına bağlanabilir. Bulgular, birinci basamakta yalnızca AKŞ ve HbA1c ölçümlerine dayanmanın sınırlılıklarını ortaya koymakta; riskli bireylerin OGTT için üst basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirilmesinin önemine işaret etmektedir.


